«Combien de fois vous êtes-vous retrouvé assis au milieu d'un groupe de personnes à leur parler, alors qu'à l'intérieur vous répétiez sans cesse : « Je n'ai pas ma place ici, je n'ai pas ma place ici !.."»
Fiodor Dostoïevski
“Tu peor enemigo no te puede dañar tanto como tus propios pensamientos. Ni tu padre, ni tu madre, ni tu amigo más querido te pueden ayudar tanto como tu propia mente disciplinada.”
Siddhartha Gautama Buddha
🔴 3 boyutta yaşamıyorsun.
Asla yaşamadın.
Bir lise öğrencisi, gerçeklik hakkında öğrendiğin her şeyin neden eksik olduğunu az önce kanıtladı.
Hazırmısınız bu beyninizi yakacak:
Etrafındaki herhangi bir nesneye bak. Bir fincan, bir kitap ya da telefonun bile yeter. Şimdi fark et ki hepsi bir gölge düşürüyor ve o gölge her zaman nesnenin kendisinden daha düz. 3D bir fincan masanda 2D bir gölge yapar. Işığa tutulan 2D bir kâğıt parçası duvarda 1D bir çizgi oluşturur. Her boyut, kendisinin daha düz bir versiyonunu alt boyuta düşürür.
Şimdi bu fikri tersine çevir.
Vücudun 3D ise ve desen her zaman aynı şekilde çalışıyorsa, vücudun göremediğin bir 4D şeyin gölgesi olabilir.
Yani, sen gerçek şey olmayabilirsin.
Bunu tarif eden bir şekil var, adı tesseract. Bir küp, bir araya katlanmış altı düz karedir. Bir tesseract ise bizim dünyamızda var olmayan bir yönde bir araya katlanmış sekiz küptür. Onu hayal edemezsin. Kimse edemez. Beynin, atalarının kaplanlardan kaçmasına ve meyve bulmasına yardım etmek için evrildi, bizim yürüyemediğimiz boyutlardaki şekilleri hayal etmek için değil.
Bir tesseract'i hayal etmeye çalıştığında, aslında sadece onun 3D gölgesini görürsün; tıpkı kâğıt üzerinde sürünen bir karıncanın elinin sadece düz hatlarını görebilmesi gibi, gerçek elini asla göremediği gibi.
Eğer her katı şey aslında daha büyük bir şeyin alt boyutlu gölgesiyse, bir sürü tuhaf bilim birden anlam kazanıyor.
Bir anda iki yerde görünen minik parçacıklar sihir değil. Sadece bizim 3D dünyamızda iki gölge bırakan tek bir 4D nesne.
Evrenin zıt taraflarında birbirine anında tepki veren parçacıklar hiç ürkütücü değil, eğer aslında tek bir nesne gerçekliğimize iki farklı noktada dokunuyorsa; tıpkı suyun üstünde yaşayan bir böcek için suya daldırılmış bir parmağın iki ayrı nokta gibi görünmesi gibi.
Bunu anlamanı sağlayan eski bir düşünce deneyi var.
Tamamen düz bir kâğıt parçasında yaşayan bir yaratık hayal et. O sadece sol, sağ, ileri ve geri bilir. "Yukarı"nın var olduğundan haberi yok. Şimdi parmağını kâğıdın içinden aşağı it. O yaratık için, hiçbir yerden bir daire beliriyor, büyüyor, küçülüyor, sonra kayboluyor. Bütün hayatını ne olduğunu açıklamaya harcar. Teoriler icat eder, diğer düz yaratıklarla tartışır, belki mucize bile der. Asla bunun bir parmak olduğunu tahmin etmez, çünkü "yukarı" beyninin kelimenin tam anlamıyla anlayamayacağı bir yöndür.
Biz o düz yaratığız. Bilim insanlarının deneylerinde gördükleri tuhaf şeyler, bakamadığımız bir yönden dünyamıza giren parmaklar olabilir.
O lise öğrencisinin çok iyi açıkladığı şey, gözlerinin ve beyninin görmesine izin verilen gerçek sınırdır.
Düşüncelerin neler?
3.0M Followers 25K FollowingTrump daily posts from Truth Social, commentary & news. Profile artist: @ElenaRuseva1 Unofficial not affiliated with @realDonaldTrump
209K Followers 80 FollowingThird rate artist with a fourth rate brush
https://t.co/4yD2BK28YI commission: https://t.co/wNyVfuqnrz
Do not train AI with my art