+söndüremezsin sol yanımdaki alev alev büyüyen yangını. bak, sen bile diyorum Umut. öyle bir yangın ki bu söndürebilmek için yaklaşsan yalnızca iz bırakırsın. hem zaten söndürmeye çalışmak beyhude bir çaba değil midir? ateşe sevdalı olanı ateşten vazgeçirebilir misin?
+diye düşündüm. ben düşüncelerimin arasında bir oraya bir bu yana savrulurken aklımı yitirdiğimi zannettim. yine de umuduma küsmedim. güneşin doğuşuyla da Umut dedim, batışıyla da Umut dedim. şimdi son nefesimi verecek olsam dudaklarımdan bir tek senin adın çıkar. sen bile+
psikolojik tedaviye başlamanın üzerinden yaklaşık 11 ay geçmiş Umut. zaman ne çabuk geçiyor değil mi? bu süreç içerisinde yaşadıkların, yaşadıklarımız hiç geçmeyecek, aksine yıllar sonra bile bizde iz bırakacakmış gibi hissediyorum. bu 11 ay içerisinde evini güvenli alanın+
+söyleyeceklerimi yazdım. onu ne kadar çok sevdiğimi yazdım. madalyam olsun günlüklerim.
hâlâ umut ediyorum. umut etmekten asla vazgeçmiyorum. mavi olan her şeye hayranlıkla bakıyorum hâlâ.. denize, gökyüzüne, gözlerine. gözlerine... onun gözlerine... en çok onun güzel gözlerine.
+düşünerek.. buraya yazmaya ara vermiş olsam da kâğıt ve kalemi masamdan eksik etmedim hiçbir zaman. yazdım, sürekli yazdım. nerede olduğumu, nasıl olduğumu, nasıl hissettiğimi değil de Umut'u yazdım. ona söylediklerimi yazdım fakat en çok söyleyemediklerimi yazdım. bir gün ona+
neredeydin, neler yapıyordun, nasılsın diye soruyorlar. nasıl bıraktıysanız aynıyım diyorum. hâlâ her gün imkansız bir aşk denir şarkısını dinliyorum. zaman zaman imkansız olmadığımızı düşünerek. hâlâ ellerin hani şarkısını dinliyorum ellerinin nerede olduğunu bildiğim birini+
uzun zaman oldu yazmayalı. derdimi dert bilip benimle birlikte gözyaşı döken dostlarımdan, yakınlarımdan birçok mesaj aldım bu süreçte. her biri benim için çok kıymetli. bir de uzaktan sinsice okuyan birileri vardı yazdıklarımı, vakti geldiğinde onlarla da hesaplaşacağım..
oturduk, konuştuk oradan buradan. gözlerine baktım, ilk gördüğüm günkü gibi bakıyorlardı. gök gibiydi, deniz gibiydi. uçmak istedim, orada kaybolmak istedim. yüzmek istedim, derinlere dalıp orada boğulmak istedim. iki sandalye, iki şemsiye, deniz ve gök. bir de sen ve ben..
son zamanlarda aklımda tek bir soru dönüp dolaşıyor, ne kadar çok düşünürsem düşüneyim bunun cevabını kendime veremiyorum.
ihaneti bile kabul eden kalbin, neden gerçek ve temiz bir sevgiyle sevilmenin mutluluğunu yaşamak istemedi? sorun sen de miydi, seni seven de miydi?
belki günlüğüm sana asla ulaşmayacak ama bu yazdıklarımı bir gün mutlaka göreceksin, bileceksin. söyleyemedim belki gözlerinin içine bakıp ama seni çok seviyorum Umut. sana söz veriyorum senin hayal kırıklığın asla olmayacağım. benim kalbimden yana asla şüphen olmayacak.
+bir şeyleri hatırlamak ister gibi gözlerime yapışmıştı sanki. sonra elinle asker selamı verdin, selametle deyip arkanı döndün. içeriye girince üst kata çıktım sana bakmak için. dedenin evine girip kapıyı kapattın ve ben de günlüğüme her şeyi en ince ayrıntısına kadar yazdım.
birlikte meyve yedik. sen mor üzüm yedin, ben yaban mersini yedim. gözlerin denizin üzerine düşen ay ışığının üzerindeydi. o an aklımdan sadece şu düşünce geçti, hakikatini ve güzelliğini yitirmiş bu dünyada sana rastlamak, senin oturduğun kumların üzerinde oturmak bir mucizeydi.
utansam da çekmedim gözlerimi gözlerinden. yüzümün önündeki saçları çekebilmek için bile olsa değmişti parmakların saçlarıma. şimdi kendimde en sevdiğim şey saçlarım. meyve yer misin dedim heyecanla, ne dediğimi bilmez gibiydim. gülümsedin, utanmış olmam seni güldürmüş olmalıydı.
9K Followers 15 FollowingEGM Medya-Halkla İlişkiler ve Protokol Daire Başkanlığı Türkiye Polis Radyosu Resmi X Sayfası Bir Radyodan Daha Fazlası Whatsapp hattımız 📲0552 155 00 06
119K Followers 87 Followingİstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Resmi Twitter Hesabı. https://t.co/zPmTmmTKux Lütfen ihbarlarınız için 112’yi veya https://t.co/thkqabmysD