Devrim yoksa Cumhuriyet de yok
👉Cumhuriyet ve devrim arasındaki ilişki ne?
👉Modern cumhuriyetler nasıl kuruldu?
👉AKP Türkiye'si bir cumhuriyet mi?
✍️Ercan Bölükbaşı yazdı...
ideo.org.tr/kose-yazilari/…
“Köle Değil, Halkız” diyerek ODTÜ’de Cumhuriyet yürüyüşümüzü gerçekleştirdik.
29 Ekim’de tüm sıra arkadaşlarımızı bizimle beraber cumhuriyet ve sosyalizm mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.
🗓️29 Ekim Perşembe
🕔16.00
📍Esat Dörtyol
📢 29 Ekim’de Alanlardayız!
📍 Eskişehir - Köprübaşı - 17.00
29 Ekim Perşembe günü Köprübaşı’nda buluşup yürüyoruz. Yürüyüşümüze herkes davetlidir.
Köle Değil Halkız
Cumhuriyet’i Kazanacağız
Halkız!
Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız.
29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz.
📍İstanbul - Kadıköy Süreyya Operası - 16.00
📍Ankara - Esat Dörtyol - 16.00
📍Eskişehir - Köprübaşı - 17.00
devrim.tr/kole-degil-hal…
Gazeteci İsmail Arı, karşı-devrim iktidarının halkı teslim alma çabalarının ürünü olarak tutuklanmıştır. Yüz binlerce yurttaşın bizzat iktidar unsurlarınca dolandırıldığı fon vurgununu örtbas etmeye çalışan iktidar, çareyi kendi eseri olan haksızlıkları gündemde tutan gazetecilere ve yurttaşlara baskı yapmakta aramaktadır. Görev süresi boyunca AKP iktidarının talepleri doğrultusunda yandaş olmayan basın kuruluşlarını boğmaya çalışan ve kurumu kendi akrabalarıyla dolduran RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayetiyle gözaltına alınan İsmail Arı, bu konularda halkı bilgilendiren haberler yapması ve kendisini ilgilendiren haberlerde cevap hakkını kullanabilmesi için Ebubekir Şahin'le temas kurması suç sayılarak tutuklanmıştır.
AKP yargısı, yandaş olmayan basının tamamını susturmak için gazeteciliğin temel gerekliliklerini suç sayan hukuksuz ve gayrimeşru kararlara imza atmaktadır. Geçtiğimiz günlerde gazeteci Murat Ağırel, muhalefet milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesini ilgilendiren bir kara para aklama iddiasıyla ilgili konunun muhataplarıyla temas kurması ve elindeki belgelerin bir bölümünün doğruluğundan şüphe ettiği için haber yapmaması suç sayılarak tutuklanmıştır. Bugün de İsmail Arı dönemin RTÜK Başkanı'nın kamu kaynaklarını haksız biçimde ailesine sunmasını haber yaptığı için tutuklanmaktadır. "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu, AKP yargısınca halkın haber alma hakkını engellemenin kılıfına dönüştürülmektedir.
Tutuklamaların amacı, iktidarın suçlarını gündemde tutan gazetecileri susturarak gerçeklerin bilinmesini ve konuşulmasını engellemek, bu yolla halkı teslim almaktır. Kanal patronuyla ilgili mali suç iddialarını Halk TV'nin kayyum atanarak susturulmasının bahaneye dönüştüren, fon vurgununu gündemde tutan gazetecileri adli süreçler ve sosyal medya hesaplarını da erişim engelleriyle hedef alan iktidarın niyeti ortadadır. Asıl suç soygun, sömürü ve vurgunculuktur ve AKP iktidarı, tüm bu suçların başlıca faillerindendir.
Halkı yoksulluğa mahkum eden AKP iktidarının günah keçisi arayışı nafiledir. Baskılar ve transferler AKP'yi kurtarmayacak. Halkımız teslim olmayacak, yağma ve vurgunculuğun hesabını asıl muhatabı olan AKP'den soracaktır.
Mekke İttifakı'na Hayır
Karşı-devrim iktidarının Yeni Osmanlıcı stratejisinin parçası olarak gündeme gelen Mekke İttifakı Anlaşması meclise geldi. İktidar tarafından bir süredir fiilen yürürlükteymiş gibi tartıştırılan ve tam metni daha meclis kayıtlarına girmeden basına sızdırılan anlaşma; içeriği, zamanlaması ve bölgesel yansımalarıyla ABD emperyalizminin Batı Asya’ya yönelik beklentilerini karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Güncellenmiş Monroe Doktrini kapsamında bölgemizde kontrollü çekilme sürecine giren ABD’nin bölgedeki hedeflerinin işbirlikçi hükümetlerce üstlenilmesine yönelik zeminlerden bir yenisi olan Mekke İttifakı, aynı zamanda geleceği tartışmalı hale gelmiş gerici Körfez yönetimlerini de tahkim etmektedir.
“ABD’siz güvenlik mimarisi” oluşturduğu ve “İsrail’i ürküttüğü” iddia edilerek meşrulaştırılmaya çalışılan Mekke İttifakı’nın anlamı, konunun muhataplarının beyanları ve anlaşmanın sahada hangi güçlere karşı kullanılacağına bakılarak anlaşılmalıdır. Emperyalist haydut Trump’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan için yaptığı “Ben ne istersem yapar” beyanı bu açıdan tartışmaya yer bırakmamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik emperyalist saldırganlığının ters teptiği, Suudi gericiliğinin ise Yemen’in haklı direnişi karşısında köşeye sıkıştığı bir dönemde gündeme gelen ittifak; emperyalistlere kök söktüren İran ve Yemen’i kuşatma hedefinin ürünüdür.
Anlaşmanın öngördüğü ortak savunma taahhüdünün kapsamı fazla geniştir ve gerek İran’ın meşru müdafaa kapsamında Körfez ülkelerindeki ABD üslerine misillemelerini gerekse Yemen’de olduğu gibi Suudi Arabistan ya da bir başka imzacı ülkenin açıkça işgalci ve saldırgan taraf olduğu gerilimlerde alacağı darbeleri içerecek şekilde yorumlanması mümkündür. Suudi Arabistan’ın “Yemen’e karşı askeri destek” talebinin Trump tarafından geri çevrildiği güncel durumda Mekke İttifakı, ABD’den gelmeyen desteğin ABD adına bölgedeki işbirlikçilerince sağlanmasının aracı olarak anlam kazanmaktadır.
Anlaşmanın zamanlaması ve ayrıntıları, ülkemizi farklı bölge ülkelerinin iç siyasetlerinde de gerici güçlerin hamisi olacak şekilde taraf haline getirecek niteliktedir. Kurulması öngörülen mekanizmanın sekretaryası Suudi Arabistan’da bulunacaktır. Yemen’de hezimete uğradığı ve Yemen’in meşru müdafaa misillemeleri karşısında ülkenin stratejik noktalarını koruyamadığı için ülkesindeki fiili iktidarı tartışmalı hale gelen veliaht prens Muhammed bin Selman gerek anlaşmanın sağlayacağı umulan prestij gerekse anlaşma kapsamında ülkesine konuşlanacak Türkiye ve Pakistan askeri birlikleriyle iktidarda tutulmaya çalışılmaktadır. Ülke içinde yasal ve anayasal çerçeveyi tanımayan ve kritik süreçlerde meclisi baypas ederek notere indirgeyen iktidar, bölgede de petrol zenginliği dışında meşruiyet kaynağı olmayan gerici hanedanlara kalkan olmaktadır. Ülkemiz, ABD emperyalizminin takdiri ve Suudi gericiliğinin parası uğruna bölgede sonu olmayan gerilimlerin içine sürüklenmekte ve açıkça tarihin yanlış tarafında konumlandırılmaktadır.
Bölgemizde emperyalizmi ve gericiliği tahkim etmek için gündeme getirilen Mekke İttifakı Anlaşması reddedilmelidir. Türkiye, Amerikan ekseninden kurtulmalıdır.
Ülkemizin ABD çıkarları doğrultusunda yönetilmesini reddediyoruz. Köle değil halkız. Emperyalizme ve gericiliğe karşı ayağa kalkacak, ABD’nin ülkemiz üzerindeki tahakkümünü kıracak, bölgenin onurlu halklarıyla birlikte emperyalizme ve Siyonizme karşı kavganın parçası olacağız.
devrim.tr/aciklamalar/me…
Köle Değil Halkız, Cumhuriyet’i Kazanacağız!
103 yıl önce kurulan Cumhuriyet, bugün karşı-devrim eliyle kuruluş ilkelerinden koparılmış; bağımsızlık, laiklik ve halk egemenliği adına kazanılan mevziler birer birer tasfiye edilmiştir.
677 sayılı yasa gereği varlığı dahi yasak olan tarikatlar, bugün AKP iktidarından aldıkları güçle yaşamın her alanını kendi suçlarının ve gerici faaliyetlerinin zeminine dönüştürüyor. Çocukları istismar ediyor, kadınların yaşamını zindana çeviriyor. Holdingleşiyor, devletin kurumlarında örgütleniyor, sınav sorularını çalıyorlar.
Okullarımız artık birer olay mahalline dönüşmüş durumda. Yusuf Tekin’in politikalarıyla eğitim kurumları, tarikatların ve çetelerin cirit attığı alanlara dönüşüyor. Gençler giderek yalnızlaştırılıyor, yozlaştırılıyor; birbirine yabancılaşan, hatta birbirine düşman edilen bir nesil yetiştirilmeye çalışılıyor.
Sömürü, adım attığımız her yerde karşımıza çıkıyor. Emekçi ailelerimiz sefalet ve güvencesizlikle boğuşurken kardeşlerimiz, dostlarımız MESEM’lerde adeta çocuk kölelere dönüştürülüyor.
Dünün düşmanları, bugünün ortaklarına dönüşüyor. İşbirlikçilikte, işgalcilikte ve ihanette buluşuyorlar. Adına Yeni Osmanlı dedikleri uğursuz planlarla, emperyalizmin ülkemize ve bölgemize biçtiği kaderi halkımıza dayatmak istiyorlar.
Bunun için yurttaşlara değil tebaaya, halka değil kölelere ihtiyaç duyuyorlar. Tıpkı sömürge valisi Tom Barrack gibi, onun katil ABD’si gibi.
Sıra arkadaşlarımızı tutukluyor, üniversite kürsülerinden işgal politikalarına güzellemeler yapıyorlar. Memleketine, kampüsüne ve geleceğine sahip çıkanlara yargı sopasını sallıyor, kendi çizdikleri sınırın dışına çıkmayı suç haline getiriyorlar.
Çare yok. Bu onursuzluğa dur diyeceğiz.
Halkımıza köleliği, ülkemize emperyalizme kulluğu reva görenlere karşı yurttaşlık, bağımsızlık ve laiklik kavgasını büyüteceğiz.
Memleketimizi işgalcilerden, işbirlikçilerden ve Cumhuriyet düşmanlarından kurtaracağız.
Köle değil, halkız.
Cumhuriyet’i kazanacağız.
Tanışma Etkinliğimizi gerçekleştirdik, katılan herkese teşekkür ederiz! Sonraki etkinliklerimizde görüşmek üzere.
Etkinliklerimizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilir, gruplarımıza girmek için bize ulaşabilirsiniz.
245 Followers 1 Following“Kadın Ustalar Projesi” kapsamında Cargo Plus adı altında Hepsiexpress ile anlaşmalı marketlerde çalışan ve haklarını alamayan kadınlarız!