Değerli TÜMYAD Ailemiz,
Son yıllarda Türkiye’de kimlik, milliyetçilik ve Türkçülük üzerine giderek daha sert tartışmalar yaşanıyor. Ancak bu tartışmaların ortasında gözden kaçırmamamız gereken önemli bir mesele var: Türkçü düşüncenin kendisini ve Türk kimliğini nasıl savunduğumuz.
Bugün Türkçülüğün neden hak ettiği karşılığı bulamadığını konuşurken, yalnızca dışarıdan gelen baskıları değil, kendi içimizdeki sorunları da görmek zorundayız.
Çünkü Türkçülüğün önündeki önemli sorunlardan biri, Türkçülerin ortak bir zeminde buluşamamasıdır. Aynı değerleri savunduğunu söyleyen insanların birbirini rakip görmesi, kişisel hesapların ortak davanın önüne geçmesi ve Türkçülüğün şahsi çıkarlar için bir araca dönüştürülmesi, bu düşüncenin gücünü zayıflatmaktadır.
Daha da önemlisi, Türkçülüğü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü yalnızca birer vitrin olarak kullanan; bu değerler üzerinden itibar, maddi kazanç veya kişisel güç elde etmeye çalışan kişi ve yapılar bulunmaktadır. Türkçülük adına kurulan bazı oluşumlarda güvenin kötüye kullanılması, gerçek dışı projelerle insanların yanıltılması, sosyal medyada sahte tartışmalar ve trollüklerle gündem oluşturulması; yalnızca o kişilere veya yapılara değil, Türkçülüğün toplumdaki itibarına da zarar vermektedir.
Bir düşüncenin adı ne kadar büyük olursa olsun, onu temsil ettiğini söyleyenlerin davranışları o düşüncenin toplumdaki karşılığını belirler.
Bu nedenle bugün Türkçülüğün yalnızca dışarıdan nasıl görüldüğünü değil, Türkçüler tarafından nasıl temsil edildiğini de sorgulamak zorundayız.
Türk olmak, kimseye düşman olmak değildir. Türkçülük de başkalarının kimliğini yok saymak değildir. Türkçülük; Türk milletinin tarihini, dilini, kültürünü ve geleceğini savunma sorumluluğudur.
Fakat bunu yapabilmek için önce kendi aramızdaki ayrışmaları, kişisel hesapları ve çıkar ilişkilerini aşmamız gerekiyor. Türkçülük bir kişinin, bir grubun, bir derneğin veya bir sosyal medya hesabının mülkü değildir. Hiç kimse Türkçülüğün sahibi değildir.
İhtiyacımız olan şey daha fazla slogan değil; daha fazla dürüstlük, sorumluluk ve ortak değerler etrafında gerçek bir dayanışmadır.
Türkçülük, onu çıkarına kullananların değil; milletine karşı sorumluluk hissedenlerin omuzlarında güçlenir.
Kimliğimizi savunmak suç değildir. Ancak Türkçülük adına konuşan herkes, taşıdığı sorumluluğun da farkında olmalıdır. Çünkü Türkçülüğe verilen zarar yalnızca ona düşman olanlardan gelmez; onu kendi çıkarları için kullananlardan da gelir.
Bugün ihtiyacımız olan, birbirimizi tüketmek değil; ortak bir anlayış etrafında birleşmek ve Türkçülüğü kişisel çıkarların üzerinde tutmaktır.
Saygılarımızla,
Bir çocuğun güçsüz bir canı koruması içgüdü değil, miras bırakılmış bir vicdandır.
Aynısı şiddet için de geçerli.
Hiçbir çocuk merhametli ya da zalim doğmaz. Gördüğünü taklit eder. Duyduğunu normal sanır. İzlediğini öğrenir.
Bir hayvanın yaşam hakkına uzanan el, yalnızca hayvana uzanmaz. Güçsüzün bedenini, sınırını ve varlığını yok saymayı öğrenen bir eldir. Şiddeti prova eden bir eldir.
Ve o prova çoğu zaman çocukta başlamaz; ona gösterilen dünyada başlar.
Çünkü çocuk kötülüğü icat etmez. Seyreder.
Eğer bir çocuk bir cana zarar verebiliyorsa, soru yalnızca “Bu çocuk ne yaptı?” değildir.
Asıl soru şudur: Ona ne öğretilmedi? Neye şahit bırakıldı? Neyin karşısında sustuk?
O yüzden mesele yalnızca çocuğu suçlamak değildir. O vicdanı inşa edemeyen aileyi, okulu ve toplumu da sorgulamaktır.
Hayvanlara eziyet “yaramazlık” değildir. "O daha çocuk" diyerek üstü örtülecek bir davranış hiç değildir. Ciddiye alınması, erken yaşta görülmesi ve durdurulması gereken bir kırılma anıdır.
Ve bu yalnızca cezayla olmaz. Sorumlulukla olur.
Çocuklarımıza şunu öğretmek zorundayız:
Güçlü olmak, başkasına zarar verebilmek değildir. Güçlü olmak, koruyabilmektir.
Sevmek, sahip olmak değildir. Sevmek, yaşatmaktır.
Hiçbir canlının bedenine dokunma hakkımız yok.
Mesele hayvanları seven çocuklar yetiştirmek değil. Mesele, bir canlının yaşam hakkına saygı duyan insanlar yetiştirmektir.
Bugün bir kedinin bedenine saygı duyan çocuk, yarın bir insanın onuruna da saygı duyar.
Şiddet öğrenilir. Merhamet de.
Hangisini öğrettiğimiz, nasıl bir toplumda yaşayacağımızı belirler.
Değerli TÜMYAD ailemiz.
Bir fikrin adını Taşımakla, o fikrin sorumluluğunu taşımak aynı şey değildir.
Türkçülüğün bugün yeniden görünür hâle gelmesi, yalnızca bir düşüncenin güç kazanması olarak okunmamalı. Asıl mesele, bu düşüncenin bundan sonra hangi ellerde, hangi amaçlarla ve hangi istikamette şekilleneceğidir.
Tarih bize gösteriyor ki fikirlerin kaderini yalnızca onları savunanlar belirlemez. Bazen bir hareket büyüdükçe, farklı çevreler onun taşıdığı toplumsal gücü kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışır. Bu yüzden bir düşüncenin yaygınlaşması kadar, hangi söylemlerle temsil edildiğine de dikkat etmek gerekir.
Türkçülüğü birkaç sloganın, günlük siyasi tartışmaların veya belirli gruplara duyulan öfkenin içine sıkıştırmak, onun düşünsel alanını daraltır. Türk milletini merkeze alan bir anlayış; tarihini bilmek, kültürünü korumak, diline sahip çıkmak, geleceğini düşünmek ve milletin gerçek meselelerine çözüm aramakla anlam kazanır.
Bu nedenle bugün Türkçülük adına konuşan herkesin söylediklerinden önce, neyi amaçladığına bakmak gerekir. Çünkü bir fikrin adını taşımakla o fikrin sorumluluğunu taşımak aynı şey değildir.
Türkçülüğün geleceği, ne kadar yüksek sesle konuşulduğundan çok, ne kadar sağlam bir düşünceye dönüştürülebildiğiyle belirlenecektir.
Günün öfkesine kapılmadan, başkalarının çizdiği sınırlar içinde kalmadan ve kendi değerlerini popüler söylemlere teslim etmeden…
Çünkü gerçek bir fikir akımı, yalnızca kalabalıkların peşinden gitmez; kalabalıklara rağmen kendi istikametini koruyabilir.
Saygılarımızla.
Şehitlerin emanetinden rahatsız olanın sütü bozuktur, niyeti sorgulanmalıdır , Şehitlerin aziz hatırasına saygısızlık yapan bu fitneci kadının hakkında dolandırıcılıktan birçok dosya var, biz hakkında suç duyurusunda bulunduk, gereğinin yapılmasını sizlerden"de arz ederiz. Videodaki kişi @ankarapatiliky başkanı canan kapan koçtur.
Peşkeş çektiler derken neyi amaçlamıştır.
@TC_icisleri@vasipsahin@TCGolbasi@AliYerlikaya@AnkaraValiligi@EmniyetGM@EmniyetAnkara
Şehitlerimizin kutsal emanetlerinin bulunduğu yerleşke alanında ilktir, yıllarca verilen bir emeğin karşılığıdır, çok özenle hazırladığımız bir yerdir.
300 engelli köpek var diyen patiliköyde yürüteçli köpek gören yok, biz bile 5 engelli köpek için yürüteç yaptırdık. Hayvan dernegi değiliz. Patiliköyün videolarında 3,5 engelli köpek var, onlarda taşlarda sürünüyor. 300 rakamıda yalan.
@Tumyad4 "Gözler kördür. Insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir." (Küçük Prens)
16 yıl boyunca engelli köpeklerden birine hiç olmazsa bir yürüteç sağlanamaz mıydı? Soğuk betonda sürünüyorlar. Bu yaṣamak değil yaṣatmak asla değil! Ṣahsi görüṣüm😔
x.com/buitengebieden…
Şu köpekten 3 milyon toplamıştır, kışın karda, yazın asfaltta yana yana dolaştırdı , dilendirdi şu canı.
Bir yürüteç 10.000 lira, niye alıp adam gibi yürütemedin şu canı? Abb vetereniyle ortak, ne kadar yaralı hayvan varsa ondan alıp dilendiriyor.
Yüzlerce yaralı hayvan paylaştı.
Teki ortada yok.
Patiliköy, zoosadist bir stk dır. Konu para olsun, binlerce köpeği sakatlar dilendirir.
Biz sevdiklerimizi hep hayırla yad ederiz.
10 kasım günü Türk Ordularının Yüce Hakanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk aziz hatırası adına Hatay da lokma dağıtacağız. Kur'an-ı Kerim okutup, dualarla anacağız.
#EvvelceGidenlereSelamOlsun
3K Followers 5K Following💛❤Gurbetten kişileri değil, kalp'ten takımını destekleyen koyu bir Galatasaray'lı...🇹🇷 Cumhuriyet ve Atatürk aşığı...
El Turco Hispanohablante.!!!🇪🇸
2K Followers 4K FollowingKALICI GT .. GALATASARAY’dan son dakika haberleri,analizleri,yorumları ve gündemdeki her şey için takip et ..kalıcı 💯GT var ..:/ ❤️💛
3K Followers 3K FollowingWe equip young leaders for SRHR, climate action & social change, empowering youth to rise with dignity, health and opportunity for a thriving future.
613K Followers 0 FollowingYeni Nesil Dijital Habercilik | Gazetory, anlık gelişmeler ile en değerli ve popüler içerikleri sizlerle paylaşır.
📧İletişim: [email protected]