Hırsızlığı, yolsuzluğu ve hukuksuzluğu yazdıkları için tutsak edilen gazeteciler, hepimizin haber alma hakkı için bedel ödüyor!
Sansüre, ekran karartmalara ve kayyıma karşı bugün ülkenin dört bir yanında gazeteciler sokakta.
Bugüne kadar bize hakikati ulaştırmak için bedel ödeyen gazetecilerle dayanışmaya günü. Genel Başkanımız Özgür Özel de bugün İzmir’de gazeteciler ile yürüyecek.
📍 İstanbul: Kadıköy Boğa Heykeli | 13.00
📍 Ankara: Kolej Kavşağı | 14.00
📍 İzmir: Kıbrıs Şehitleri Türkan Saylan Kültür Merkezi | 14.00
📍 Adana: Sanatçılar Parkı Basın Anıtı | 13.00
📍 Antalya: Attalos Heykeli | 14.00
📍 Bursa: Şehreküstü Meydanı | 14.00
📍 Diyarbakır: Adliye Önü | 14.00
📍 Eskişehir: Köprübaşı | 14.00
📍 Kocaeli: İzmit Uğur Mumcu Parkı | 14.00
📍 Van: Sanat Sokağı | 14.00
İBB davası nasıl sonuçlanacak?
"Hepimiz hüküm giyip mahkum edileceğiz. Ortada hukuki bir dava yok. Siyasi algı mühendisliği var. Uydurma bir iddianame, ayarlanmış bir mahkeme var. Hepimize hüküm verilerek bizlerin yolsuz olduğu algısı yaratılmaya çalışılacak. Benim nazarımda bu dava TCK’nın 309. maddesinde belirtilen “Anayasa’nın öngördüğü düzenin veya bir kısmının cebir ve şiddet yoluyla ilga edilmesi” sürecinin en önemli ayağıdır. İddianamenin düzenlenmesinden bu aşamaya kadar Anayasa’nın ve TCK’nın onlarca hükmü ihlal edildi. Hukuka aykırı bir biçimde hürriyetimiz tahdit edildi."
Aykut Erdoğdu Ruşen Çakır’a (@cakir_rusen) konuştu: “CHP, Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan mekanizmanın aparatına dönüştü”
🔺 "Ülkemizde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti' olarak tanımlanan Cumhuriyet rejimini ilga ederek Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan
Telefonlar geliyor, borsada bugün ne oldu diye...
Norveç Varlık Fonu gibi dev bir yatırımcıyı, her işini kitaba uygun yapan bir fonu Tera Halka arzlarına katılmaya "ikna edip", avam tabirle kazıklarsanız,
Portföyünde kiolan en değerli şirketlerin süreki değer kaybettiği büyük bir güven bunalımı içinde Fon Vurgunu'nu şeffaf yönetmezseniz,
Vurgunu yapanları gizler, suçla cezayı ayırı güven krizi yaratırsanız,
Siyasi ikbaliniz için "şimdi öyle olması gerek" diye ne yaptığını bile bilmeyenlerce borsada takasın kesinliği kuralını kanunla çiğner bütün borsanın omurgasını kırarsanız,
Bu işi yapan bürokratları koruma kalkanına almayı deneyerek suçtan kaçırmak için fırsat kollarsanız...
Ne olacağını sanıyordunuz gerçekten?
Bugün bankacılık hisseleri üzerinden geldi çöküş. Türkiye'nin en iyi şirketlerinin değerlerinin tarihi diplere doğru gittiğini izliyoruz, izlemeye devam edeceğiz.
Borsacılar söylesin o dipler dolar bazında neresi... Oradan az buçuk yabancı yatırımcı gelecek alacak bu hisseleri.
Bireysel yatırımcı neye güvenip alsın? Kaldıraçla işlem yapan zaten büyük zararda, satıp arkasına bakmadan kaçıyor? Fonlar neden alsın her an neyin değişeceğini bilemedikleri sermaye piyasalarından?
Yazık değil mi? Gerçek yatırımcının serveti eridi, Türk şirketlerinin değeri eridi. Yatırımlar aksayacak, maliyetler artacak.
Güven sorunu Fon Vurgunu'nu gizleme dürtünüz yüzünden aşılamazsa Türkiye gibi büyük bir ekonominin sermaye piyasaları ağır yaralı kalacak yıllarca.
Dua edelim bu iş bulaşıcı daha yok edici şekilde hale gelmeden; tahvillere, tahvilerden bankacılık sektörüne varmadan durduracak aklı selim hakim olsun.
Hangi aklı selim diyeceksiniz... Haklısınız.
Sorudaki iki önermeye de itiraz eden Aykut Erdoğdu'nun değerlendirmelerini okuyunca, bilumum analistin, siyaset bilimcinin ve yorumcunun ne denli yüzeysel ve vasat analizler yaptığını bir kez daha anladım. Özellikle, iki önermeyi de yanlış bulurken sorduğu şu sorulara dikkat: “Bu yanlış düzeltilmeli mi? En azından şimdi düzeltilmeli mi? Halihazırdaki ortamda anketlerin gerçekliği ve Müsavat Dervişoğlu'nun milliyetçilere birleşme çağrısına gelen cevaplarda Sinan Oğan 2.0 versiyon truva atları yorumları harika. Kesinlikle okunmalı.
Soru:
Kamuoyu yoklamalarında Cumhur İttifakı’nın oyları yüzde 40 civarında görünüyor. Ancak muhalif kamuoyunda bile iktidarın değişebileceği duygusu çok yüksek değil. Neden?
Erdoğdu:
Bu soruya cevap verip vermeme konusunda, cevap verirsem nasıl cevap vereceğim konusunda tereddüt yaşıyorum. Hem bu tespit hem de bu düşünce doğru değil. İktidar yanlış bilgiye dayalı bu yanlış düşünce oluşsun diye devasa bir çaba gösteriyor. Bu yanlışlık birkaç mantık testiyle biraz derin düşünceyle hemen düzeltilebilir.
Benim için sorun tam bu noktada. Bu yanlış düzeltilmeli mi? En azından şimdi düzeltilmeli mi? Seçimleri kaybetme dehşetine düşmüş böylesine bir iktidar milli güvenliğimizi riske atacak işlere girişir mi? Bu kaygılarımı bir kenara bırakarak sorunuzu olduğu gibi cevaplayacağım.
Şimdi meseleye biraz daha yakından bakalım: Anketlerde Erdoğan’ın oylarının yüzde 30’un altında olduğu ve yapılacak seçimleri kaybedeceği anlaşılırsa ne olur? Mesela bu savcılar bu kadar cesaretle bu hukuksuzlukları yapabilir mi? Valiler ve emniyet müdürleri bu kadar hukuksuzluğa alet olur mu? İş dünyası Erdoğan’ın yanında durur mu? Dış dünya Erdoğan’la işbirliği yapar mı? Partisi içinde eleştirilerin dozu artar mı? Hepimiz bu sorulara istisnasız aynı cevapları veriyoruz.
Yani Erdoğan için küçük kıyamet seçimleri kaybedeceğinin düşünülmesidir. Seçimleri kaybedeceği düşünülürse kağıttan bir kule gibi yıkılır. Yapayalnız kalır. Aday olması imkansız hale gelebilir.Bu açık gerçek karşısında Erdoğan ne yapıyor? Seçimleri kesin kazanacağı, kazanamazsa dahi asla iktidarı devretmeyeceği kanaatini oluşturmaya çalışıyor.
Sizin bana sorduğunuz soruda yer alan yüzde 40 manipülasyonu da muhalefetin seçimleri kazanamayacağı algısı da seçimleri kaybetse de iktidarı teslim etmeyeceği safsatası bu çaresizliğin iletişim aldatmacası.
Erdoğan muhtemelen aday olamayacak, aday olsa dahi kazanamayacak, seçimleri kaybettiğinde elinde çiçeklerle iktidarı yeni Cumhurbaşkanı’na devredecek.Erdoğan’ın bu gerçeği değiştirmek ve sahte bir algı yaratmak için en çok ihtiyacı olan nedir diye düşünürsek, seçim anketlerinin kilit rolü ortaya çıkıyor.
Ülkemizde açıklanan anketler üç açıdan tartışmalı ve güvenilmez:
İlk olarak anket firmalarının çoğu manipülasyon amacıyla kurulmuş. Sahada ölçüm yapmadan uydurma sonuçlarla siyasi mühendislik yapmaya çalışıyorlar. Gerçekten alanda anket yapan kurumların yöntem, örneklem ve soru setlerinde sorun görüyorum.
Anketlerin güvenilmez olmasının ikinci nedeni, ülkemizde olan baskı ve korku ortamı. Düşünün hiç tanımadığınız biri sizi arayarak oy tercihinizi soruyor. Cevap verir misiniz? 10 telefondan sadece birine cevap verildiğini biliyorum. Muhalefete oy verecek olsanız bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilir misiniz? Yoksa “Kararsızım” veya “İktidara oy veriyorum” mu dersiniz? Anket şirketlerinin bunu aşmaya yönelik çapraz kontrolleri ne kadar etkili olabilir?
Anketlerin güvenilmez olmasında üçüncü neden, seçimleri varlık-yokluk meselesi haline getiren iktidarın anket şirketleri üzerinde kurdukları baskı. Önüne geleni tutuklayan iktidarın anket şirketi yöneticileri üzerinde baskı kurmadığını söyleyebilir misiniz?
Bakın, meseleye daha yakından baktığımızda başka bir gerçeklik ortaya çıkıyor. Oysa aklı başında insanların saha gözlemlerinden Cumhur İttifakı’nın toplam oyunun yüzde 30’un altında olduğu anlaşılıyor. Bu oy seçime kadar eriyip yüzde 25’in altına inecek. Muhalefet seçimlerde toplamda yüzde 75’e yakın bir oy alacak. Bu muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı ilk turda seçilecek. Muhalefet TBMM’de Anayasayı halk oyuna götürecek 360 eşiğini rahat rahat aşacak.
Bizim gördüğümüzü Erdoğan da görüyor. Bir yandan tabanını bir arada tutmaya çalışırken diğer yandan muhalefeti parçalamaya çalışıyor. Muhalefeti parçalama çabasının ilk aparatı butlan CHP’si. Butlan kararı ilk çıktığında butlanın seçimlerde yüzde 1 oy alamayacağını söylediğimde insanlar abartılı bulmuştu. O günlerde yüzde 10 tahminiyle başlayanlar yavaş yavaş benim bulunduğum noktaya geliyorlar.
Türkiye’de yaklaşık 65 milyon seçmen var ve 55 milyonu seçim sandığına gidecek. Şimdi gözünüzü kapatın, seçim gününü hayal etmeye çalışın. Türk siyasi tarihinin en gergin, en kutuplaşmış seçiminde oy kullanacaksınız. İktidarın ne yapacağını öngöremiyorsunuz. Akşam saat 9’da ne olacağını endişeyle bekliyorsunuz. Böylesine bir ortamda 550 bin seçmen yani yüzde 1 oyunu götürüp butlan CHP’sine vererek yakacak. Direkt AKP’ye oy vermek gibi daha doğrudan bir yol varken butlan CHP’sine oy verecek. Böylesine bir sonuç bekleyenin aklında sorun yoksa vicdanında sorun vardır.
Göreceksiniz butlanda siyaset yapanların eşleri ve çocukları dahi bunlara oy vermeyecek. Ben bunu ön seçimde yaşadım. Rakiplerimin çocukları ön seçimde babalarına değil bana oy verdiler. Rekor oyla birinci oldum. Ben bizim tabanımızı bilirim. Kızar, öfkelenir, bağırır ama günü geldiğinde değerlerine siyasetçilerden daha fazla sahip çıkar.
İşte bu bilgi ve tespitlerle iktidarın butlan tezgahının tutmayacağını görüyorum. Bugünlerden yarınlara butlan yöneticileri için büyük bir utanç ve sorumluluk kalacak. Hapislerde çürütülen yüzlerce masum ahını aldılar. Bu masumlar ve yetimlerin ahı peşlerini bırakmayacak. Vicdan azabıyla kalan ömürlerini geçirecekler.
Anketlerle siyaset mühendisliği konusunda bir diğer önemli konu milliyetçi ve muhafazakar siyasetin “butlan” lider ve partileri. İktidar eliyle üretilen “Sinan Oğan 2.0” versiyonlar. Erdoğan muhalefetin enerjisini “aikido tekniğiyle” muhalefete karşı kullanmak için “truva atı muhalefet” üretme derdinde. Geçenlerde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu milliyetçiler için birleşme çağrısı yaptı. Bu birleşme çağrısına verilen cevaplara bakarsanız Sinan Oğan 2.0 versiyonu truva atlarını görebilirsiniz.
Bu konuda son bahis olarak DEM Parti ve Kürt siyasetini yazma haddim olmadan konuşmak isterim. Açılım sürecinin milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek şekilde başarılı olmasını tüm kalbimle isterim. Ancak süreç o kadar yanlış aktörlerle, o kadar yanlış bir motivasyonla ve o kadar yanlış pazarlıklarla başlayıp yürütülüyor ki “Aman barış olsun da gerisi önemli değil” noktası çoktan aşıldı. Demirtaş gibi samimi ve önemli bir aktörü saha dışına itip Öcalan gibi hükümlü bir teröristi kahramanlaştırmak ve bunu kabul ettirmeye çalışmak büyük hata. Hele bütün bu sürecin bir yönüyle İran’ı parçalamak ve Erdoğan’ı tekrar seçtirmek gibi amaçlara yönelmesi beni çok rahatsız ediyor. Biz demokrasi, özgürlük ve eşitliği ne ABD’den ne Erdoğan’dan ne de Öcalan’dan dilenecek değiliz.
Aykut Erdoğdu Ruşen Çakır’a (@cakir_rusen) konuştu: “CHP, Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan mekanizmanın aparatına dönüştü”
🔺 "Ülkemizde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti' olarak tanımlanan Cumhuriyet rejimini ilga ederek Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan
"Türkiye ekonomisinin genel durumuna gelince, tarihimizin en derin en şiddetli ekonomik çöküntüsü içerisindeyiz. Büyük bir patlamaya doğru gidiyoruz. Bu tespitimin delillerini anlatmaya kalkarsam bu röportaj çok uzar. Bu konuyu ayrı bir başlık olarak başka bir röportaja bırakalım. Bu aşamada sadece Türkiye ekonomisinin görülmedik bir üretim krizine doğru sürüklendiğini ve hem hazinenin hem de bankaların yüksek risk altında olduğunu söyleyeceğim.
Özellikle bankaların tahsili gecikmiş alacaklar sorununu ve döviz kuru riskinin çok yüksek olduğunu görüyorum. Bu büyük risk dolayısıyla kur baskılanarak yoksul milletimiz yabancıya tefeci faizi ödemek zorunda bırakılıyor. Durum sürdürülemez. Seçime kadar dahi sürdürülemez. Büyük patlamaya koşar adım gitmekteyiz ne yazık ki."
Aykut Erdoğdu Ruşen Çakır’a (@cakir_rusen) konuştu: “CHP, Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan mekanizmanın aparatına dönüştü”
🔺 "Ülkemizde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti' olarak tanımlanan Cumhuriyet rejimini ilga ederek Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan
"İnsanların tutuklanmamak veya hapisten kurtulmak için bütün CHP’sine yönelmesi hüzün verici. Ben kanunsuz bir biçimde tutulduğum hapishanede uzun yıllar kalmayı göze alarak istifa ettim. Bu kararımın sonuçlarının farkındayım ve bu sonuçları göze alıyorum."
Aykut Erdoğdu Ruşen Çakır’a (@cakir_rusen) konuştu: “CHP, Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan mekanizmanın aparatına dönüştü”
🔺 "Ülkemizde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti' olarak tanımlanan Cumhuriyet rejimini ilga ederek Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan
"Bir de hapishaneye düştüğüm ilk günden bu yana her seferinde ziyaretime gelen can kardeşim, Genel Başkanım Özgür Özel. Gördükçe içim sızlıyor. Ben can kardeşimi iyi tanırım. Sanki dünyanın yükü omuzlarına vurulmuş da gıkını çıkarmadan taşıyor. Her ziyaretime geldiğinde acıyla kavrandığımı hissediyorum. Moral vermeye teselli etmeye çalışıyorum. Ziyaret biterken o sımsıkı sarılmasından çektiği acıyı hissediyorum.
Özgür Başkan gördüğüm en düzgün, en samimi insanlardan birisidir. Gerçek bir vatanseverdir. Hata yapabilir ama asla hile yapmaz. Allah yardımcısı olsun. Ayağına taş değmesin."
Of zorladı yavvvvvv
Aykut Erdoğdu Ruşen Çakır’a (@cakir_rusen) konuştu: “CHP, Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan mekanizmanın aparatına dönüştü”
🔺 "Ülkemizde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti' olarak tanımlanan Cumhuriyet rejimini ilga ederek Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan
"Burada muhteşem dostluklar kurdum. Bundan sonra üzerime toprak atacak, üzerine toprak atacağım onlarca öz kardeşim var. Hangisinden bahsetsem diğerine haksızlık olur.
Ama Ekrem İmamoğlu’ndan özel bahsetmek istiyorum. Dışarıda da tanır, bilir, severdim. Ama hapishanede, nezarette aylarca yan yana dururken çok yakından tanıdım. Ekrem Başkan başka biri. Bir insan bu kadar düzgün, bu kadar samimi, bu kadar kibar ve mesafeli olabilir mi? Hayatın en zor 18 ayını paylaştık. İnsan bir defa dahi sarsılmaz mı? Sendelemez mi? Yok olmadı. İyi ki bu insanı tanımışım. İyi ki birlikte mücadele ediyoruz. Gözünüz kapalı güvenebileceğiniz birisi."
Aykut Erdoğdu Ruşen Çakır’a (@cakir_rusen) konuştu: “CHP, Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan mekanizmanın aparatına dönüştü”
🔺 "Ülkemizde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti' olarak tanımlanan Cumhuriyet rejimini ilga ederek Erdoğan’ı padişah ilan etmeye çalışan
Bazı insanlar aramızdan ayrılsa da kalbimizdeki yeri hiç eksilmez. Adı özlemle, hatırası sevgiyle, mücadelesi umutla yaşar.
Başkanımız, evladımız, yol arkadaşımız Gülşah Durbay’ı doğum gününde kabri başında sevgi ve özlemle anıyoruz.
Ailesiyle, dostlarıyla ve Gülşah’ı seven herkesle birlikte onu bir kez daha anmak, özlemimizi ve sevgimizi paylaşmak üzere buluşuyoruz.
İyi ki doğdun Gülşah’ımız. Özlemin dinmiyor, sevgin eksilmiyor, hatıran kalbimizden silinmiyor.
#Kalbimizdesin
YENİ Parti ailemiz gün geçtikçe büyümeye, umudu örmeye devam ediyor.
Kıymetli gazetecimiz Cem Seymen, İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek YENİ Parti’mize katıldı.
Birlikte daha güçlü, daha umutlu bir gelecek için yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz.
Yıllarca ülkemizin sorunlarını, bu sorunların nedenlerini ve çözüm yollarını anlatmaya çalıştım.
Konuşmanın, anlatmanın yetmediğini düşündüğüm yerde ise ülkemizin daha iyiye gitmesine katkı sağlamak için sorumluluk aldım, siyasete girdim. Siyasetin bilgi, emek, deneyim ve sabır gerektirdiğine inanarak Ekrem Başkan ve Emrah Başkan’ın davetiyle İBB ve Şişli Belediye Meclisi üyesi oldum.
İki buçuk yılı aşkın süredir Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı olarak milletin parasının en doğru şekilde kullanılması için tüm bilgi ve birikimimle çalıştım. Ekrem Başkanımızın öncülüğünde, çalışma arkadaşlarımızla birlikte yatırımlardan sosyal desteklere, borç yönetiminden finansmana kadar İstanbul’un kaynaklarını İstanbulluların ihtiyaçları için kullandık.
İktidarın ülkeyi sürüklediği adaletsizliğe ve yoksulluğa itiraz ederken çözümün de bir parçası olmanın sorumluluğunu taşıdım. Sahada vatandaşlarımızı dinledim; masa başında onların hayatını kolaylaştıracak kararlar için çalıştım.
Bugün Türkiye’nin, vatandaşın geçim derdini merkeze alan, bilgiye ve ortak akla değer veren, gençlerin geleceğine sahip çıkan bir siyaset anlayışına ihtiyacı var. İtirazlarımızı somut çözümlere, umudumuzu birlikte kuracağımız bir geleceğe dönüştürmek zorundayız.
Gelinen noktada bu inanca sahip çıkmak için siyasi mücadelemi Yeni Parti’de sürdürmek üzere bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
CHP çatısı altında birlikte emek verdiğim, mücadele ettiğim bütün yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
İstanbul’a ve ülkemize karşı sorumluluğum sürüyor. Aynı bilinç ve kararlılıkla, bugünün sorunlarına çözüm üretmek ve yarının Türkiye’sini adalet üzerine kurmak için çalışmaya devam edeceğim.
Doç. Dr. A. Oğuz Demir
Şişli ve İBB Meclis Üyesi
Özgür Özel haftasonu yoğun.
Cumartesi:
- 14:00'de İzmir Basın Özgürlüğü Yürüyüşünde.
- Yürüyüş sonrası İzmir'in 30 ilçe başkanıyla bir araya gelecek.
- İlçe başkanları buluşmasının ardından YENİ Partili belediye başkanlarıyla ayrı bir değerlendirme toplantısı yapacak.
Pazar:
- Manisa İl Kongresi
(10:00, Ferdi Zeyrek Milet Çarşısı)
- 14:00'de Gülşay Durbay'ın doğumgünü vesilesiyle anması da var, muhtemelen ona da katılır.
- Denizli Büyükşehir Belediyesi toplu açılış ve temel atma töreni
(15.30, Gazi Bulvarı, Merkez Kapalı Spor Salonu önü)
Sansüre hayır, habere özgürlük!
Halkın haber alma hakkını savunmak, gazetecilerin özgürce görev yapabilmesi için sesimizi yükseltmek ve sansüre karşı dayanışmayı büyütmek için yarın İzmir’de yürüyoruz.
Gerçeklerin susturulamadığı, gazetecilerin özgürce yazıp konuşabildiği bir ülke için buluşuyoruz!
📅 24 Ekim Cumartesi
⏰ 14.00
📍 Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Türkan Saylan Kültür Merkezi önü, İzmir
Kentimize gelen Yeni Parti Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i havalimanında karşıladık.
Yarın hep birlikte, basın meslek örgütlerinin çağrısıyla Türkiye genelinde eş zamanlı düzenlenecek “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” yürüyüşünde olacağız. Özgür basın ve halkın haber alma hakkı için herkesi bekliyoruz.
🗓️24 Ekim Cumartesi
🕖14.00
📍Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi Önü
YENİ Parti İzmir İl Kongremiz öncesinde, kentimize gelen Genel Başkanımız Özgür Özel’i Adnan Menderes Havalimanı’nda karşıladık.
Güzel İzmir’imize hoş geldiniz Sayın Genel Başkanım… @eczozgurozel
Genel Başkanımız Özgür Özel’i, yarın halkımızın haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak için gerçekleştireceğimiz program öncesinde, örgütümüzle birlikte İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda karşıladık.
İzmir, özgür basının ve halkın haber alma hakkının yanında!
3K Followers 841 Following“Üzüntü zekâdan kaynaklanır. Belirli şeyleri ne kadar çok anlarsan, onları anlamamış olmayı o kadar çok dilersin."
@nlgn98.bsky.social
21K Followers 3K Followingİstanbul’da Avukat | Özgürlük Ajandası yayınlar | İnsan haklarını, hukuk devletini ve demokrasiyi tehdit eden uygulamaları görünür kılar | Hak, hukuk, adalet✊🏻
1K Followers 2K FollowingResmi olmayan sadece kişisel X hesabı üzerinden paylaşım yapan bağımsız ve anonim medya. (Z kuşağı)
Trollerle Mücadele Neferi | Butlancılarla Mücadele Neferi
4.9M Followers 3K Following56 yıldır televizyon habercisi, Türkiye'nin ilk Uluslararası TV Haberciliği Ödülü Sahibi. (The New York Festivals ve ICIJ Finalist Award Winner) Halk TV.