Robert Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi mezunu olup İngilizce ve Fransızcayı anadili gibi bilen, Roche, Sandoz, Enka Holdingde CEO luk yapan, UEFA 1. Asbaşkanı/ Başkan vekili, FIFA İcra Kurulu Üyeliği olan Şenes Erzik'ten Türkçeyi bile konuşamayan, lise mezunu İbrahim Hacıosmanoğluna kadar düşen Türk futbolu. Artık kabul edelim Türkiyede en üst mevkilere gelebilmek için ana yeterlilik lise mezunu olmak ve yabancı dil bilmemek.
Kapitalizm, iktisat ve işletme diploması olanlar da dahil toplumun büyük çoğunluğu tarafından yanlış bilinerek bir tür emek sömürüsü ve/veya haksız zenginleşme aracı görülür. Bu düşünceler çok ciddi bilgi eksikliğinden ve popüler kültürün yalan yanlış enformasyonu altında etkilenenlerin algısından kaynaklanır. Şimdi gelin bu konuda bilimsel gerçekleri öğrenelim.
Adam Smith, Kapitalizm Teorisi temelinde ahlakı yerleştiren kişidir. Ancak, kendisi bir ahlak filozofudur. Bu nedenle kapitalizmin temeline ahlakı yerleştirmiş. Ahlak çıkarıldığında bu teori çöker! Başka bir anlatımla ahlakın olmadığı herhangi bir olgu için kapitalizm söz konusu olamaz. Daha iyi anlaşılması için şöyle de ifade edebilirim: Bir kişinin düşüncesi veya eleştirisi bir olayda ahlaksızlık olduğundan bahisle söze giriyor ve devamında "işte bu kapitalizm" diyorsa bu geçerli değildir. Oksijensiz bir ortamda alev veya ateşten bahsetmek gibi olur ki bu mümkün değildir!
Adam Smith'e göre, Kapitalizm Teorisi özü itibarıyla neyi ileri sürer?
Kapitalizmin temel unsurları arasında özel mülkiyet, serbest piyasa ekonomisi, rekabet, kâr maksimizasyonu ve bireysel girişim yer alır. Ancak, birazdan değineceğim üzere bu yaklaşımların birçoğu modern bilimde daha ileri yaklaşımlarla geride bırakılmıştır. Bu nokta çok önemlidir!
Bir kuramsal yaklaşım (teori) için yanlışlanabilirlik ilkesi çok önemlidir. Bu bağlamda Kapitalizm Teorisinin eleştirisi çok önemlidir. Bu bağlamda karşımıza Karl Marx çıkar.
Marx'ın eleştirileri, kapitalizmin işçi sınıfı üzerindeki olumsuz etkilerine ve sistemin içsel çelişkilerine odaklanır. Bu eleştiriler, onun sosyalist ve komünist alternatifler geliştirme çabalarının temelini oluşturur. Bütün bu eleştirileri özetleyecek olursak, sömürü, eşitsizlik, krizler, yabancılaşma, kapitalist üretim ilişkileri yani yüksek teknoloji gelişiminin toplumlar arasında çok ciddi bir kalkınma farkı yaratmasıdır.
Ancak, Marx da bilimsel eleştirilerden nasibini almıştır. Öyle ki Marx, politik ekonomi bağlamında devlet yaklaşımı üzerinden Hegel'in düşünceleriyle de ağır bir eleştiriye maruz kalmıştır. En önemli çıkarım ise kapitalist ve emperyalist düzenin yıkılmasını savunan işçi sınıfının (proletarya) düşman gördüğü burjuvazi (kapitalist sınıf) karşısında sosyalist ve komünist yaklaşımları ortaya koyduğunda bir adım ileriye gidememesi ve doğacak yeni ve daha büyük sorunlara bir çözüm getirememesi gelir. Kısacası devrimci anlayışla "bu düzen yıkılmalıdır" diyenler mevcut durumdan daha iyi bir modeli sorunsuz bir şekilde ortaya koymaktan çok ama çok uzaktır. Daha da kötüsü biraz sonra kısaca açıklayacağım modern bilimin en ileri yaklaşımlarından da bihaberdirler.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki modern insanın teknolojinin nimetlerini reddetmesi ve mağarasına geri dönerek avcı toplayıcı veya yerleşik düzende tarım toplumuna dönerek kolektivist bir yaşam sürdürmesi pek de mümkün değildir. Çünkü hayatın bir aşamasında mutlaka bir sağlık hizmetine ihtiyaç duyar ve ameliyat olması gerektiğinde yüksek teknoloji ve ileri düzey tıp desteği ile yaşama tutunması için yine o lanet olasıca (!) kapitalizme ihtiyaç duyar! Ayrıca, herkes tarım, hayvancılık vb. ilkel döneme eğilim gösterdiğinde bilgi işçileri, teknokratlar, bilim insanları vb. gelişemez ve insanlığın sonu gelebilir. Evet, büyük kuzenlerimiz olan neandertal soyunun tükenmesine yol açan iklim, doğa, kıtlık ve uyum yeteneğinin zayıf kalması tarihte yaşanmıştır. Günümüzden geleceğe bunun büyük savaşlar, nükleer felaketler, küresel iklim krizi, meteor düşmesi, depremler veya ekonomik çöküşler gibi yaşanma ihtimali çok daha yüksektir. Bu durumda insanlığın hayatta kalması ve doğaya uyum sağlaması yalnızca bilim sayesinde mümkün olacaktır. Ancak, bu bilim sıradan bir üniversite diploması veya anlamsız bir "profesör" unvanı kadar basit bir şey değildir.
Günümüzde elektrik, telefon, internet, yapay zeka, robotik teknoloji, uzay ve havacılık sanayisi, medikal teknoloji vb. gelişmelerin tümünün temelinde kapitalizm vardır. Özellikle mühendislik biliminin ortaya koyduğu buluşların bilginin ticarileştirilmesi (commercialisation) sonucunda kapitalizm ile buluşması, bunun tüm insanlığın hizmetine sunulması için yegane fırsattır. Aksi halde kağıt üzerinde kalan teorilerin insanlığa hiçbir faydası yoktur. Bunun gelişmesi ve ilerlemesi için de üretim faktörlerinin bir araya getirilmesi gerekir. Söz konusu üretim faktörleri de emek (işgücü), sermaye (kapital), doğal kaynaklar (toprak, madenler vs.) ve girişimcilik ki bunun içinde yeni ekonomi (bilginin para etmesi), bilgi işçisi (üniversite mezunları) veya bilimsel yönetim danışmanlığı gibi boyutlar da vardır.
Birazdan değineceğim diye az önce bahsettiğim konuya da açıklık getirdiğimde mesele bütünsel olarak çok iyi anlaşılabilecektir.
Finans, Yönetim ve Sürdürülebilirlik olmak üzere üç bilim dalına hap bilgi olarak değineceğim. Finans, üretim ve ticaret arasındaki köprüdür. Ekonominin mikro boyutudur. İşletme iktisadı olarak da geçer. Bunun temelinde belli bir sermayenin bir işletme (şirket) çerçevesinde yasal imtiyaz alınarak belli bir sanayi ve ticaret faaliyetinin (yönetim ve organizasyon) yürütülmesi sonucunda toplumsal bir değer yaratılması ve bütün bu kaynaklardan daha fazlasının hem kar hem de toplumsal refah olarak ortaya koyulması yer alır. Bu uzun cümleden de anlayacağınız üzere, basit bir şekilde "bir sermaye koyup daha fazlasını kar olarak elde etmek" diye sığ bir ifade kullanmadım. Çünkü bir işletmenin yalnız kar etmesi yetmez; bu şekilde de iflas edebilir! Finansal performans için kar değil, karlılık (oran), nakit yaratımı ve hisse fiyatının ya da şirketin cari piyasa değerinin istikrarlı bir artış sergilemesi ve alternatif maliyetin üzerinde kalması, bunu yaparken de topluma, doğaya ve ekonomiye zarar verilmemesi gerekir. İşte bu yaklaşım benim finansal sürdürülebilirlik teorisi olarak ileri sürdüğüm ve bunu Koç, Sabancı, Turkcell, THY ve İşBankası üzerinden gerçek piyasa verileriyle ispatladığım dünyada ilk ve tek olan bir yaklaşımdır.
Şirketler bu bilgileri bilimsel yönetim danışmanlığı üzerinden kullanırsa finans, yönetim ve sürdürülebilirlik bilimlerinin tamamını bünyelerine katmış olur. Bu sayede kapitalizm eleştirisindeki sömürü, krizler veya sınıf farklılıkları vb. ortadan kalkmış olur. Aksi halde şurada çok kısa özetlediğim ve çok detaylara girmediğim boyutların tamamını dışlayan zihinler "lanet olasıca kapitalizm" diyerek elindeki iPhone, maaşını çektiği kredi kartı, kullandığı otomobil, hastalandığında kullandığı ilaç veya yatırım yaptığı BIST şirketleriyle çelişen yaklaşımları ileri sürdüğü tüm yaşamında yoksullaşmaya devam edecek ama asla bunun bilincinde olmayacaktır.
Medeniyet tarihi boyunca hiçbir sistem, yönetim model veya liderlik tek başına kötü veya iyi değildir. Bunlar iyi yürütülürse iyidir, kötü yürütülürse kötüdür. Örneğin konkordato başvurusu yapan bir şirketi koşul bağımlılık kuramı çerçevesinde analiz etmeden "çok kötü" demek yanlıştır! Örneğin kanser olduğunu öğrenen bir insanın durumu dahi "çok kötü" olarak değerlendirilemez. En basit ifadeyle erken evre teşhis yapıldıysa ve tedavisi mümkün olabilen bir tür ise bu kötü haber için çok mutlu olabiliriz. Çünkü iyileşme fırsatı vardır. Mutlak suretle en kötü olan tek şey ise insanın irrasyonel yaklaşımları, kalıp yargıları, bilişsel yanlılığı, cahil cesareti, her şeyi bildiğini sandığı kibri ve hatalarından ders çıkarmayan, sürekli başka mazeretler bularak başkalarını kötüleyen ve koltuğunu asla liyakatli bir uzmana ya da teknokrata veya yönetim danışmanına bırakmayan kişilerdir. Çünkü bu kişiler yüzünden hem şirketler veya devletler çok büyük zarar eder. Bunun sonucunda çalışanlar veya toplum yoksullaşır. Gerçek manada köleleşir, hastalanır ve ölür. Ancak, bu kişilere başta din sömürüsü altında ve bir çok kalıp yargılar, işletme körlüğü, cehalet, batıl inançlar, duygusal zayıflıklar, zeka geriliği, algı yoksunluğu, iletişim sorunları ve daha nicesiyle bir hayranlık, bağlılık, biat veya şükür mantığı ileri sürülür. İşte bu, sözde kapitalizmin "lanet olasıca" diye anılmasından binlerce kat milyonlarca kat daha tehlikeli ve büyük bir kötülüktür ama görülmez. Çünkü üniversitelerde bilim şurada açıkladığım gibi aktarılmıyor. Diplomalar da bunların gerçekten alındığı ve gerçekten bir değer yaratmak üzere piyasa çıkan adeta ekonominin ve refahın savaşçı askerleri olacak gençler yetiştirmiyor. Sonuç elbette yoksulluk, iflas, kölelik vb olacaktır ama bunun sorumlusu kapitalizm teorisi veya ekonominin ahlaksızlık veya kanuna aykırı davranışların suç olarak ortaya koyulması değildir. Ayrıca, finans, yönetim ve sürdürülebilirlik bilimleri vurguma da dikkat ederseniz bu noktayla bağlı olarak olarak mesele daha iyi anlaşılır.
Son olarak şunu da eklemek isterim bir yanda kapitalizme ve emperyalizme lanet okuyan, sömürge veya kölelikten dert yanan, bütün bu kara düzenin içinde kirli siyasi ilişkilerden ve adaletin olmadığı ya da yargının bağımsız olmadığı gibi şikayetleri ortaya koyanlar var. Eyvallah! Ancak, aynı kesim, evet aynı kesim, benim kamu yararına sunduğum ve 10 yıldır kendimi parçaladığım uyarılarımın başında gelen sosyal medya veya yakın çevrenin "yatırım tavsiyesi değildir" yazısı eklese dahi SPKn. m. 107 ihlaliyle piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) vb. mali suçları işlediği yerde suça ortak olmayı tercih ediyorlar. Özetle hem hırsızlık, ahlaksızlık ve sömürüden şikayet ediyorlar ama bir diğer yandan kendileri de ahlak ve hukuk kurallarına aykırı olarak bir kazanç elde etmek buldukları ilk fırsatta fare kapanındaki yeme balıklama atlamaktan çekinmiyorlar. Buna ne diyeceksiniz? Ben diyorum "müstahak" çünkü en tepeye kadar baktığınızda "bir toplum nasılsa öyle idare edilir" sözü kendini doğruluyor. İsviçre vatandaşlarına böyle bir şeyi kabul ettiremezsiniz. Türkiye'de ise son derece sıradan bir şeydir. O halde ikisi arasındaki farka baktığınızda kapitalizm, eğer finans, yönetim, sürdürülebilirlik bilimleri ile birlikte elbette sadece yazılı bir kağıt parçası olarak kalan ve hiç uygulanmayan anlamda olan hukukun daha ötesine geçerek adalet halini alıyorsa Türkiye'den farklı bir İsviçre gerçeğini ortaya koyar.
Şimdi bütün bunları doktora düzeyinde öğrendiğinize göre sizlerden ricam bunu paylaşın, kaydedin, sevdiklerinize iletin, bu suçları işleyenlerin suratına çarpın ama bir şeyler yapın. Burada zaman zaman kişisel veya sosyal konularda paylaştığım düşünce özgürlüğümü kullandığım Anayasa ile sabit olan haklarıma saldırı olarak küfür ve hakaretler, itibarsızlaştırma vs olduğunun %1'i kadar şu bilgiler etkileşim almıyorsa, insanlar kendi hayatlarını kurtarmıyorsa yine aynı toplumun DNA'sı, ahlaki kodları, akıl yetkinliği ve daha fazlası açıkça ortadadır. Sonra da bana diyorlar ki "sen millete hakaret etmişsin" ama canım kardeşim toplum ve millet arasında fark var; tıpkı devlet ve hükümet arasındaki fark gibi ama sen onu da bilmiyorsun. Toplum dediğimizde içimizdeki vatan hainleri, suçlular, kaçak mülteciler, teröristler, tarikatlar, bölücüler ve daha fazlası da var ve bunlar Aziz Türk Milleti değil! Bu nedenle o kesime eleştiri getirmekte ceza hukuku bağlamında veya sosyal psikoloji bağlamında hiçbir sorun yoktur!
Buraya kadar okuyan, tefekkür eden, anlamak için belki bir kez daha okuyan, bazı kavramları web sitemden daha detaylı öğrenmek için araştıran, daha sonra okumak için kaydeden ve yeniden paylaşan tüm dostlara selam olsun, sevgilerimle... 🇹🇷
202 Followers 3K Following#Ekonomi #Borsa #BTC Analiz Kanalı. Burada aktardığım bilgiler yatırım danışmanlığı veya tavsiyesi kapsamında değildir. Sadece kişisel görüşlerime dayanmaktadır
57 Followers 1K FollowingBorsa İstanbul | Teknik + Temel Analiz | Uzun vadeli değer yatırımı
Finansal özgürlük yolculuğunda birlikte ilerliyoruz.
📈 Hisse | 💡 Strateji
43K Followers 1 Following#Ekonomi #Borsa #BTC Analiz Kanalı. Burada aktardığım bilgiler yatırım danışmanlığı veya tavsiyesi kapsamında değildir. Sadece kişisel görüşlerime dayanmaktadır
24K Followers 231 Followingİktisatçı. DPT eski uzmanı. Gazete Pencere. Sahte ürünlerin insan sağlığına olası zararlarına önem verir. https://t.co/ZiU5UfOS4O
270K Followers 961 FollowingEpey Finans, yanına Matematik, üstüne İktisat.
Eski Akademisyen, geçmişte Fon Yöneticisi, bugün Danışman.
Önce Hürriyet, yanına Sosyal Adalet, sonuna Laiklik.
17K Followers 820 FollowingGranada 🇪🇸
Subo tus reels cada día.
Tú grabas, yo publico.
60+ reels al mes
Escribe "VIRAL" por privado y recibe la estrategia para crecer en X ⬇️
221K Followers 0 FollowingHábitos. Riqueza. Sabiduría. Entiende por qué no haces lo que ya sabes que deberías hacer. Usa los correos de https://t.co/U7WqyGMKTD para poner en orden tu vida.
26K Followers 3K Following20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili, Ulaştırma Bakanlığı E. Müsteşar Yrd. Kemal Albayrak'ın Resmi Twitter Hesabıdır. Rt ettiğim herşey görüşümü yansıtmaz.
23K Followers 3K FollowingÇevirmen, araştırmacı yazar, siyaset bilimi doktoru. Avrupa Birliği (lisans), Yerel yönetişim (y.lisans), Çocuk hakları (doktora)
164K Followers 0 Following📣 Bizi takip edin, haberiniz olsun.
Hızlı, güvenilir, tarafsız habercilik. 🇹🇷 İletişim ve iş birliği için DM.
WhatsApp İhbar Hattı: 0541 477 06 82
47K Followers 6K FollowingVe her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin Bunu da öğren; Sevdiğin kadar sevilirsin... Can YÜCEL 💙🇹🇷✌️🇹🇷Yüreği çocuk Rengi çiçek Kıblesi vicdan İdeolojisi sevgi
86K Followers 135 FollowingProtokoller, Listeler.
Optimizasyon, Offlabel bilgiler. Radikal.
Hiçbir bilgi tıbbı tavsiye değildir; sadece kendi deneyimim, gözlemim ve varsayımlarımdır.
416K Followers 889 FollowingZiraat Bankası(E)Genel Müdür Yardımcısı, Halkbank(E)Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi, Başkent Üniversitesi Ul. Finans ve Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.
27K Followers 3K FollowingBİZİ BİLEN BİLİR…YOLU SEVGİDEN GEÇEN HERKESİN BULUŞTUĞU BİR YER OLSUN İSTİYORUM.❤️🙏🇹🇷🍀🌹🥀Artık
Sağ Sol Yok
Dindar Dinsiz Yok
Sünni Alevi Yok
Türk Kürt Yok
14K Followers 1K Followingİdare ve vergi hukukçusu. Emekli, ama kamunun hizmetinde. Daha da önemlisi, Atatürk’e ve Cumhuriyetine koparılamaz bir gönül bağıyla bağlı.